Loading
Happy To Discuss About Your Requirement  Get a Quote

Blog details

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İdari yargıda süreler; gerçek veya tüzel kişilerin idareyle olan ilişkilerinde belirli işlemleri yapmaları, dava açmaları veya itiraz haklarını kullanmaları için kanunen belirlenmiş zaman aralıklarıdır. İdareye karşı dava açabilmek, itirazda bulunabilmek veya benzeri bir hakkı kullanabilmek için bu süreler içinde harekete geçmek gerekir. Aksi takdirde, süre geçtikten sonra yapılan başvurular kural olarak kabul edilmez.

İdari yargı alanında haklı olmak tek başına yeterli değildir. Usule ilişkin süre kurallarına riayet etmek de davanın başarılı olabilmesi için şarttır. Örneğin, size tebliğ edilen bir idari işleme karşı süresi içinde dava açmazsanız, işlemin hukuka aykırı olması halinde bile yargı yoluyla sonuç alamazsınız. Bu nedenle idari yargıda öngörülen süreleri iyi bilmek ve takibini yapmak çok önemlidir.

İdari yargıdaki sürelerle ilgili kurallar başta 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli mevzuat hükümlerinde düzenlenmiştir.

İdari Davalarda Dava Açma Süreleri

Her bir dava türü için kanunda belirlenmiş dava açma süreleri vardır:

İptal davalarında dava açma süresi, ilgili idari işlemin size tebliğini izleyen günden itibaren 60 gündür. Başka bir deyişle, idareden gelen karar elinize ulaştıktan sonra bir sonraki günden başlayarak 60 gün içinde iptal davası açmalısınız.

Tam yargı davalarında da genel olarak dava açma süresi 60 gündür (tebliğden sonraki günden başlayarak). Ancak tam yargı davalarında genellikle önce idareye başvuru zorunluluğu olduğu için, fiilen dava açma süresi idarenin cevabına veya cevap vermeme süresine göre işlemeye başlar (aşağıda “İdareye Başvuru Süreleri” bölümünde açıklanmıştır).

Vergi davalarında (vergi mahkemesinde açılacak davalar) süre, tebligatı izleyen günden başlamak üzere 30 gündür. Vergi tarhiyatı, cezası veya benzeri işlemler size bildirildikten sonra bir sonraki gün itibarıyla 30 gün içinde dava açmanız gerekir.

Yukarıdaki süreler hak düşürücü nitelikte olup, belirtilen gün sayıları sonunda dava açılmazsa artık o işlem veya vergi için yargı yoluna başvurma hakkı kaybedilmiş olur.

Dava açma süresi dışında, davanın açılmasıyla başlayan yargılama sürecinde de belirli süreler bulunur:

Savunma ve cevabi dilekçeler: Dava açıldıktan sonra, davalı idareye savunma yapması için genellikle 30 gün süre verilir. İdarenin cevabı tebliğ edildikten sonra davacı tarafın buna karşı cevaba cevap dilekçesi verme süresi 30 gündür. Ardından idare, davacının cevabına karşı ikinci cevap dilekçesini yine 30 gün içinde verebilir. Yani, cevap dilekçeleri aşamasında her bir tarafın yanıt süresi kural olarak 30’ar gündür.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi: Dava sırasında bilirkişi incelemesi yapılmışsa ve bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmişse, taraflar rapora karşı itiraz ve görüşlerini sunmak için 2 hafta (14 gün) süreye sahiptir.

İhtiyati tedbir kararına itiraz süresi: Mahkeme davanın esası sonuçlanmadan önce bir ihtiyati tedbir (örneğin yürütmeyi durdurma benzeri bir ara önlem) kararı vermişse, bu karara karşı taraflar 7 gün içinde itiraz edebilirler.

Yürütmeyi durdurma (YD) kararına itiraz süresi: İdari davalarda mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde (veya talep reddedildiğinde), bu karara karşı bir üst mercie itiraz etmek için süre 7 gündür. Örneğin, ilk derece mahkemesinin YD talebini reddine karşı bölge idare mahkemesine, kabulüne karşı da davalı idarenin itiraz hakkı 7 gündür.

Yukarıda belirtilen süreler, aksi özel bir düzenleme olmadıkça, tebliğ veya bildirimi izleyen günden itibaren hesaplanır. 60 gün, 30 gün, 7 gün gibi sürelerin hesaplanmasında tebliğ günü sayılmaz; sonraki günden itibaren sayılmaya başlanır ve süre son günün mesai saati bitiminde dolar (eğer elektronik işlem yapılıyorsa son gün saat 23:59’a kadar işlem yapılabilir).

İdari Yargıda İvedi Yargılama Süreleri

Bazı davalar vardır ki kanun koyucu bu davaların ivedi (acil) şekilde sonuçlandırılmasını istemiş ve bunlar için normal yargılama usulünden farklı, hızlandırılmış bir usul öngörmüştür. İvedi yargılama usulü, idari yargıda belirli konular için düzenlenmiş özel bir yargılama yöntemidir ve İYUK m.20/A hükmü ile hayatımıza girmiştir. Bu usulde, dava açma ve diğer işlem süreleri kısaltılmış olup, ayrıca yürütmenin durdurulması kararlarına da itiraz imkanı yoktur. Amaç, uyuşmazlığı en kısa sürede karara bağlamaktır.

İvedi yargılama usulü hangi davalarda uygulanır?

İdari Yargılama Usul Kanunu’a göre aşağıdaki konulardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulü kullanılır:

İhale işlemleri: Kamu ihalelerine yönelik işlemler (ancak ihaleden yasaklama kararları hariç). Örneğin bir ihalenin iptali istemiyle açılan davalar.

Acele kamulaştırma işlemleri: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamındaki acele el koyma/acele kamulaştırma kararlarına karşı davalar.

Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları: Özelleştirme uygulamalarından doğan ve Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun onayladığı işlemlere ilişkin davalar.

Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki işlemler: 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis, kiralama gibi işlemlere ilişkin davalar.

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararları: 2872 sayılı Çevre Kanunu gereği yapılan çevresel etki değerlendirmesi sonucuna bağlı alınan kararlara karşı davalar (ancak bu kapsamdaki idari yaptırım kararları ivedi yargılamaya dahil değil).

Afet riskli alanlar ile ilgili Cumhurbaşkanı kararları: 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarına karşı davalar (genellikle riskli alan ilanı, rezerv yapı alanı işlemleri vb.).

Yukarıdaki konularda açılacak davalar ivedi yargılama usulüne tabidir. İvedi usulde süreler, normal idari davalara göre oldukça kısadır ve şu şekildedir:

Dava açma süresi: 30 gün. (Normalde 60 gün olan iptal davası süresi, bu konularda 30 gündür.)

İlk inceleme süresi: 7 gün. (Dava dilekçesi mahkemeye verildiğinde, mahkeme 7 gün içinde ön incelemeyi yapıp dava dilekçesinin eksik olup olmadığına, görev ve yetkiye, süre aşımına vs. bakmak durumundadır.)

Savunma süresi: 15 gün. (Davalı idare, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde savunma dilekçesini vermelidir.)

Savunma için ek süre: 15 gün daha ek süre verilebilir. (İdare, 15 günlük ilk sürede savunmasını yetiştiremezse mahkemeden bir defaya mahsus 15 gün ek süre talep edebilir. Böylece en fazla 30 gün içinde savunma sunulmuş olur.)

Yürütmenin durdurulması: İvedi yargılama usulüne tabi davalarda yürütmeyi durdurmaya ilişkin kararlara itiraz edilemez.

Dosyanın karara bağlanma süresi: 30 gün. Mahkeme, dava dosyasını tekemmül ettikten (yani gerekli savunma ve belgeler tamamlandıktan) sonra 30 gün içinde esas hakkında kararını vermelidir. Bu süre, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede bitirilmesini temin etmek içindir.

İvedi yargılama usulü, süreleri kısaltarak idari işlemlerin yargısal denetimini hızlandırmayı hedefler. Bu nedenle bu usule tabi davalarda hem idare hem de davacılar süreleri çok iyi takip etmelidir; zira 15 günlük savunma süresi veya 30 günlük dava açma süresi kaçırılırsa telafisi yoktur.

Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargı Süreleri (ÖSYM Sınavları)

ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınavlar (örn. KPSS, üniversiteye giriş sınavları, TUS vs.) veya diğer ortak sınavlarla ilgili idari davalar, özel bir yargılama usulüne tabi kılınmıştır. 2016 yılında İdari Yargılama Usulü Kanunu’na eklenen 20/B maddesi, bu tip sınav davalarına çok kısa süreler öngörmektedir. Amaç, sınav sonuçlarıyla ilgili uyuşmazlıkların hızlıca çözülüp belirsizliğin ortadan kalkmasıdır.

ÖSYM ve merkezi sınavlara dair davalardaki süreler şunlardır:

Dava açma süresi: Yalnızca 10 gün. (Evet, genel 60 veya 30 günlük süreler burada geçerli değil. Örneğin bir sınav sonucu açıklandı, siz sonuçta hata olduğunu düşünüyorsunuz; 10 gün içinde dava açmalısınız.)

İlk inceleme süresi: 7 gün. (Mahkeme, dava dilekçesini aldıktan sonra 7 gün içinde ön incelemeyi yapacak, eksik var mı bakacak.)

Savunma süresi: 3 gün. (Davalı idare – genelde ÖSYM veya ilgili kurum – dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 3 gün içinde savunmasını vermeli.)

Savunma için ek süre: En fazla 3 gün daha uzatılabilir. (Yani idare isterse 3 gün ek süre alıp toplamda 6 gün içinde savunma vermiş olur.)

Dosyanın karara bağlanması: 15 gün. (Dava dosyası tekemmül ettikten sonra – yani savunma alındıktan ve gerekli belgeler toplandıktan sonra – mahkeme esasa ilişkin kararını 15 gün içinde vermek durumundadır.)

Temyiz süresi: 5 gün. (Mahkemenin verdiği kararı beğenmeyen taraf, Danıştay’a temyiz için 5 gün içinde başvurmalıdır.)

Temyiz dilekçesinin incelenmesi: 3 gün. (Danıştay, gelen temyiz dilekçesini 3 gün içinde ön incelemeden geçirecek, eksik varsa tamamlatacak.)

Temyiz cevap süresi: 5 gün. (Temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edildiğinde, onun cevap vermesi için sadece 5 günü vardır.)

Danıştay’ın temyiz incelemesini karara bağlaması: 15 gün. (Temyiz üzerine Danıştay esas incelemesini yapıp 15 gün içinde kararını vermelidir.)

Görüleceği üzere, ÖSYM ve merkezi sınavlara ilişkin davalarda baştan sona tüm yargılama birkaç hafta içinde bitirilmek istenmiştir. Örneğin, siz bir sınav sonucuna itiraz davası açtınız diyelim, normal şartlarda ilk karar 1-2 ayda, Danıştay kararı da 1 ay içinde sonuçlanabilecek şekilde süreler düzenlenmiştir. Bu, sınavların takvimlerini aksatmamak ve adaylar açısından belirsizliği hızla gidermek içindir.

Bahsedilen 10 günlük dava açma süresi kuralı, sadece sınavın uygulanması veya sonuçlarına ilişkin iptal davaları için geçerlidir. Başka konulardaki (mesela disiplin işlemleri vs.) 10 günlük süreyi bu madde kapsamına dahil etmemek gerekir. Ayrıca, sınav sorularının iptali gibi durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.

İdareye Başvuru ve İtiraz Süreleri (Dava Öncesi Başvuru)

İdari bir işlemin iptali veya idarenin bir eylemi nedeniyle zararın giderilmesi talebiyle dava açmadan önce, bazı durumlarda idareye başvuru yolunu tüketmek gerekir ya da isteğe bağlı olarak bu yol kullanılabilir. Bu süreç, vatandaşın sorununu önce yargıya gitmeden idareyle çözmeye çalışmasını, idareye düzeltme/imkan tanınmasını ifade eder.

Tam yargı davalarında (tazminat davaları) idareye başvuru zorunludur. Yani bir idari eylem veya işlem yüzünden zarara uğradıysanız, dava açmadan önce ilgili idareye başvurup zararınızın giderilmesini istemelisiniz. İdareye bu talebi yapmadan doğrudan tam yargı davası açarsanız, mahkeme bunu idari merci tecavüzü (tüketilmesi gereken idari başvuru yolunun tüketilmemesi) sayarak davanızı usulden reddeder.

İptal davalarında idareye başvuru zorunlu değildir, isteğe bağlıdır. Yani hakkınızda tesis edilen bir idari işlemi doğrudan dava edebilirsiniz (60 gün içinde) veya dilerseniz önce ilgili idareye başvurarak işlemin geri alınmasını, düzeltilmesini isteyebilirsiniz. Bu seçeneğe genellikle “üst makama itiraz” veya “idari itiraz” diyebiliriz. Zorunlu olmadığı için kullanılması tamamen kişiye kalmıştır ancak kullanıldığında sürelere etkisi vardır.

İdareye başvuru yapıldığında sürelerin durumuna bakalım:

İdareye başvurma süresi: Bir tam yargı davası için zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ilgili idareye başvurulmalıdır. Her hâlükârda zarara yol açan olayın meydana gelmesinden itibaren en geç 5 yıl içinde başvuru yapılmazsa, bu hak zamanaşımına uğrar (artık tazminat talep edilemez). Bu 1 ve 5 yıllık süreler, tam yargı davalarına özgüdür ve hak düşürücü süre olarak uygulanır. İptal davalarında isteğe bağlı başvuru için kanunda belirli bir süre sınırı yoktur; ancak dava açma süresi içinde yapılması makuldür.

İdarenin cevap süresi: İdareye yaptığınız başvuru dilekçesini verdikten sonra, idarenin cevap vermesi için genel olarak 30 gün beklenir. (Özel bir hüküm yoksa idareler genellikle 30 gün içinde cevaplamak zorundadır.)

Dava açma süresinin durması: İdareye başvuru yapılması, dava açma süresini durdurur. Diyelim ki bir idari işlem size tebliğ edildi ve 60 günlük dava süreniz işlemeye başladı; 20. günde idareye itiraz başvurusu yaptınız. Bu başvuru yaptığınız anda kalan süre durur. İdare, başvurunuza 30 gün içinde cevap verirse, cevabın tebliğinden itibaren kalan sürenizi (örneğimizde 40 gün kalmıştı) kullanarak dava açabilirsiniz. Eğer idare 30 gün içinde cevap vermezse, 30. günün bitiminde zımnen (susarak) ret oluşur ve 31. günden itibaren kalan 40 günlük süreniz yeniden işlemeye başlar. Ancak burada dikkat: Başvuru öncesi geçen süre ile başvuru sonrası geçen süre toplamı 60 günü aşamaz. Yani örneğimizde 20 gün geçmişti, idare 30 gün sonra cevap vermedi zımni ret oluştu, 40 günümüz kalmıştı – evet toplamda 60 gün olacak şekilde hesap yapılır.

İdarenin kesin cevabının beklenebileceği azami süre: Bazı durumlarda idare 30 gün içinde cevap vermeyebilir veya kesin nitelikte bir cevap vermeyebilir. Kanun der ki, eğer idare 4 ay içinde kararını vermezse, bu sürenin bitiminde istek reddedilmiş sayılır. Dolayısıyla bir kişi idareye başvurduktan sonra en fazla 4 ay cevap beklemelidir; 4 ay dolduktan sonra cevap gelmese bile başvurusu reddedilmiş kabul edilir ve dava açma süresi (kalan süre) işlemeye devam eder. (Uygulamada tam yargı başvurularında idarenin açık cevabı gelmezse 4 ay beklenip sonra dava açılır.)

 

Prev post
İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ
Şubat 12, 2026
Next post
İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU
Şubat 13, 2026

Leave a Comment

About Us

We began its journey in 2012 with the mission of making legal reporting more accurate, transparent and accessible to common man. We made up of more than 10,000 lawyers who practice law in the province and approximately 500

Contact Us
121 King St, Melbourne VIC 3000, Australia.
59 Main Street, USA
Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
  • Image
  • SKU
  • Rating
  • Price
  • Stock
  • Availability
  • Add to cart
  • Description
  • Content
  • Weight
  • Dimensions
  • Additional information
Click outside to hide the comparison bar
Compare